Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eki 2011

106 Devrilmiş Yıl - Galatasaray



Bundan 106 yıl önce kurulmuş Galatasaray.

Bu süre içinde adını tarihe yazdırmış, kimsenin ulaşamadığı zaferlere ulaşmış, tarihler yazmıştır bu kültür, asalet kaynağı.

Bu süre içerisinde sadece kupa kazanmamıştır tarih yazarı. Bir duruş, bir saygı kazanmıştır. Bir yol çizmiştir önce kendine sonra milletine. Yolunda hep ilerlemiştir en kötü anlarında bile.

Örnektir tüm dünyaya. Vefasıyla meşhurdur. Adının geçtiği yerde asalet vardır.

Pahası yoktur. Satın alınamaz, kullandırtmaz kendini çıkarcı, sahte insanlara. Kuralları vardır. Kurallarıyla yürür. Doğruyu yanlışı ayırır, ayırttırır dik durşuyla.

Grur kaynağıdır. Ülkeye futbolu getirendir. Sahaları çimlendiren, antremanları özelleştirendir. Sistemi, taktiği geliştirendir örnekleriyle, dersleriyle.

Eee koca çınar. 106 yıllık olmuşsun, iyi ki doğmuşsun.

2 Mar 2011

Ümitsiz Miyiz? HAYIR

Sadece favori değiliz.
Tur gelicek mi derseniz gelecek dersem hayal kurmuş olmam ne de olsa her zaman ümidimizi koruduk. Statda olamasak da tv mizin başında olup gol için olumlu düşüncelerimizle pozitif destek olacağız takımımıza. Taraftar budur zaten. Ya da biz mi yanlış biliyoruz?

*Bugünkü maçta ümitliyiz. Neden mi? Türkiye'de maçlar 15 dk'dan ibaret. Bu şu demek:15 dakikalık zaman diliminde atacağınız gollerle maçı kazanabilirsiniz. Mesela İ.B.B - GS maçı. İ.B.B. yaptı biz de yaparız. Yapabilir miyiz ki? Yapamayız sanki. Görelim bakalım.

*Hagi'nin ömrü uzar mı? Uzar sonraki turdaki Bjk maçına kadar hem de. Seneye kalır mı? Aman diyeyim.

*Hakem kim ki? Hmmm o mu? tüh.

*Muhtemel 11'ler şunlarmış:

Galatasaray: Zapata Sabri Cana Servet Çağlar Neill Yekta Culio Kazım Stancu
Baros

Gaziantep: Karcemarskas Elyasa Yalçın Danny İvan Sosa Hürriyet Murat Ceylan
Wagner Popov Cenk

Da Hagi'nin Sabri'yi defansta oynatması hiç olası gelmiyor. Hele ki mevcut kaprisiyle zor. Artık sağ bekde oynatsa inanmam. Bu doğruyu görmesi sizede mi olasılıksız geldi. Öyle demeyin bir ihtimal deyin.

12 Şub 2011

Olacak iş mi?

*Bir hafta önce iyi futbolla ümitlenmişsin, bir beklentiye sokmuşsun taraftarı olmadık bir golle yeniliyorsun bu olacak iş mi? Yenil bakalım taraftarın seni yine de sever ne de olsa.

*Tamam savaşması iyi bir özellik ama baskı var sonuç yok. Gaziantep kötü takım değil tamam ama ona yaptığın presten sonuç alamıyosan ne anladım pres yapmaktan? Bakıyorum 2 kişi basıyor, 3. bakıyor, onun tutması gereken adama top gidiyor, basan kişi ellerini yana açıyor, 3.cüsü bu sefer koşuyor nolcaksa? Bi tanesi de hep koşuyor. Burdan koca bir "NO COMMENT" ona.

*Kaleci, kaleci, kaleci...

*Pas trafiği fena değil hatta iyi.

*Anıl fizik olarak gelişmiş sanki. Umarım Aydın'ın yolundan gitmez. Emre'ye de benzemesin. Bir adım da olsa ileri gitmek lazım ne de olsa.

*Kewell olsun çiçek olsun, umut olsun, güzel olsun.

*Gelişi olay olan ve geldikten sonra "saçma sapan 2. lig yöneticilerinin" karalamaya çalıştıkları oyuncuların en etkili silahlarımız olması ne garip öyle değil mi? Aa bir de Arda vardı yerden yere vurdukları. Yalan, dolan mucidleri sizi. Haksızlık etmeyin sevdikleri de var onların. Bknz Emenike, Karcemaskas (kötü diye demiyorum) anlayana.


*Söyledim size Baros bu takımda 11'e bile giremez! Gol atmak gibi bir hata yapar belki.

*Stancu azmini anlıyorum ama defansa gelip bizim ceza sahasında savunma yapma be hacı. Forvet diye aldık seni. Tamam tamam bi dahaki maça sol çizgi sadece senin olmasın. Sol bek koyarız arkana rahat rahat çıkarsın hücüma.

*Kilit açıcak bir adam var dediler gören oldu mu? Aa o çok suçlu olduğundan kadro dışı kalmış. Bizim disiplinsiz oyuncuyla işimiz olmaz ne de olsa. Çok da disiplinsizdir bilmezsiniz siz.

*Kaybedeceğin bişeyin yoksa neden korkmak korkansın? Halsiyet mi? Onu zaten kaybettin.

Bir yandan da diyorum ki iyi oldu kupada yeneriz belki. Sürekli yenilip duracak halimiz yok ya??

7 Şub 2011

İsim mi Futbol mu?

Öncelikle şunu belirteyim Galatasaray iyi yönetilmiyor. Ama şu var; akşam tv de, sabah her yerde denildiği şekilde değil. Yok efendim Stancu şu fiyata alınmış, bu fiyata falanca takım almamış. Bakın Galatasaray dolandırılmış olabilir, üzerinde çeşitli senaryolar kuruluyor olabilir. Eğer böyleyse yönetim gerekli olanı tez elden yapmalı (yapmıyorlar o ayrı mevzu).

Biz gelelim işin görünen kısmına. "Elano alınmış 7 milyon kusur dolara. Stancu nasıl 5 e alınır?" deniyor. Peki bende soruyorum Elano naptı bugüne kadar? 7 milyonluk bir şey hissettirdi mi? Hayır. E 3 milyonlu bişi hissetirdi mi? Hayır. Aldığımız x oyuncusu bize 3 milyonu oyunu ile ve kumaşı ile de asgari 5 milyonu hissettirdi mi? Evet. Değer vermeyi geçtim takıma faydalı oluyor. Yani isme verilen para oyuna, yarara verilen paradan daha mı mübah? Değil tabiki. Onu bunu bilmem. Eğer faydalı olacaksa 5-7 milyon farketmez. Bizi heyecanlandırsın yeter ki. Kaldı ki 2 maçtır bunu becerebiliyor. Başka bir beklenti varsa söyleyin bilelim.

Heyecan demişken Culio geldi aklıma. Ofansif özellikleri olan savaşçı orta saha özlemi çekiyorduk ya sonunda biticek galiba özlem. Sahada yaptıkları hoşuma gidiyor. Topu olumlu kullanıyor, koşuyor, şut atıyor, topla gidebiliyor. Orta sahanın her yerinde kullanılabiliyor. Daha ne olsun ki?

Bir konu daha var ki değinmek gerek. Misimovic ... Yapılanlar haksızlık. Kazanılması gerekir. Bu adam naptı sanki. Disiplinsizlik mi, gece hayatı mı, yıldız kaprisi mi? Hiç biri. Oynamamışmış. Kim oynadı sanki? Sarp mı, Balta mı, Barış mı, aydın mı, serdar özkan mı? Daha da ileri gidicek olursam Baros mu, Arda mı? Hepsi kadro dışı kalsın o zaman. Başka bir olay var. Yakında çıkar kokusu. Eğer gönderilemez ve affedilirse şaşırmayın.

Bu arada Kewell la her şey çok farklı.

2 Şub 2011

Ara transfer döneminin ardından

Gelenler:
#87 Robinson Zapata:
Söylenecek pek fazla şey yok. Daha iyi bir kaleci alınabilirdi. Bence yabancı kontenjanını doldurmayı gerektirecek kalitede değil. Umarım beni yanıltır. Belki de Romero isminden sonra Zapata'ya bu kadar ön yargılı yaklaşıyorum. Hayırlısı olsun...
***
Doğum Tarihi: 30 Eylül 1978
Geldiği Takım: Steaua Bükreş
Transfer Bedeli: Bedelsiz


#25 Yekta Kurtuluş:
Baba Gündüz “Galatasaray bir his takımıdır. Renklerine aşık birbirlerine seven futbolcuların takımıdır." derken Yekta gibi renklerine aşık olanları kastetmiştir herhalde. Gerçek bir Galatasaraylı. İddialara köre kombine sahibi, eşine evlenme teklifini "Çıldırın" müziği eşliğinde eden, Galatasaray'a gol attığında sevinemeyen, Hagi futbolu bıraktığında ağlayan... Galatasaray için transfer döneminin en büyük kazancı. Sadece Galatasaraylılığı ile değil oynadığı futbolla da çok önemli bir futbolcu. Ayhan, Barış ve Mustafa Sarp'ın görev yaptığı orta saha için bir iki gömlek üstün. Tek temennim Yekta'nın kanatlarda değil orta sahanın ortasında görev yapması. Zaten üzerine düşeni yapacaktır.
***
Doğum Tarihi: 11 Aralık 1985
Geldiği Takım: Kasımpaşa
Transfer Bedeli: 3.750.000 €


#27 Juan Emmanuel Culio:
Herhalde hiç kimse Culio ismini duyunca memnun olmamıştır. Açıkçası ben olmadım. Kendisi hakkında bilgim yoktu. Biraz araştırdım. 19 yaşında futbola başlamış, daha öncesinde inşaat işçiliği yapıyormuş, CL maçında Roma'ya 2 gol atmış... "Bi cacık olmaz. Hagi'nin listesindeki en ucuz futbolcudur Sezgin de almıştır." dedim. Ama kendisi Beypazarı Şekerspor ve ondan sonraki maçlarda oynadığı futbolla beni göt etmeyi başardı. İnşallah bu oyununu sürdürür...
***
Doğum Tarihi: 30 Ağustos 1983
Geldiği Takım: Cluj
Transfer Bedeli: 2.000.000 €


#80 Kazım Kazım:
İlk defa bir transfere bu kadar sinirlendim. Kazım'ın oynadığı futbol ne olursa olsun fikrim değişmeyecek. Transfer hakkında daha önce bir şeyler yazmıştım. Tekrarlamaya gerek yok.
***
Doğum Tarihi: 26 Ağustos 1986
Geldiği Takım: Fenerbahçe
Transfer Bedeli: Bedelsiz


#28 Bogdan Stancu:
İki sezondur forvet konusunda çok sıkıntı çektik. Ama Stancu ilaç gibi gelecek. Son vuruşlarda Baros kadar etkili olmasa da, topu aldığı zaman rakip kaleye dikine giden, hızlı, adam eksiltebilen bir oyuncu. Çok yerinde bir transfer. Sivas maçında da görev aldığı sürede kumaşını belli etti. Takıma adapte olduğunda hücumdaki en etkili silahımız olacaktır.
***
Doğum Tarihi: 28 Haziran 1987
Geldiği Takım: Steaua Bükreş
Transfer Bedeli: 5.000.000 €


Gidenler:
Ali Turan -> Antalyaspor
Musa Çağıran -> Konyaspor (Kiralık)
Serdar Özkan -> Ankaragücü
Mehmet Batdal -> Konyaspor (Kiralık)

15 Oca 2011

Galatasaray'da kaleci sorunsalı...

Mondrogon'dan sonra kaleci sorununu 4 yıldır bir türlü çözülemedi. İlk sene yerli kaleci denendi Orkun bekleneni karşılamadı. İkinci sene De Sanctis kiralandı. De Sanctis elinden geleni yapar fakat tutamıyacağı top için kılını kıpırdatmaz. Bu yüzden arada homurdanmalar olur fakat aşırı tepki çekmezdi. Bana göre kötü bir kaleci değildi. Bonservisinin alınması gerekirdi. Ama De Sanctis'ten hiçbir artısı olmayan Leo Franco'nun bonservisinin elinde olması nedeniyle geçen sezon kale Leo Franco'ya emanet edildi. Franco o malum şutu kurtaramayınca bu sezon başında sözleşmesi feshedildi. Bu sene de Ufuk ve Aykut olmadı yine kaleci transferi konusu gündemde.

Şu aralar gündemde 3 tane kaleci var. Serdar, Zapata ve Romero. Romero gelcekse eyvallah. 23 yaşında çok yetenekli bir kaleci. Adapte olduğunda 5-6 sene kaleci konusunu tartışmayız. Serdar gelmesin. Bence Aykut'tan fazlası yok. Hele Zapata hiç gelmesin. Boşuna yabancı kontenjanını doldumaya gerek yok. Ama bizim yönetimin bonservisi elinde olan Zapata varken 4-5 milyon € verip Romero'yu alacaklarını sanmıyorum.

4 Oca 2011

Vay başımıza gelenler

Bu nasıl bir tutarsızlıktır? Ulan bu yönetim değil miydi Lincoln'ü, Keita'yı disiplinsiz diye gönderen? Hagi değil miydi Misimovic'i disiplinsiz olduğu için kadro dışı bırakan? Tamam eyvallah disiplinsiz oyuncu istemiyorsunuz. O zaman nerden çıktı bu Kazım? Kim istedi? Kazım'ın oynadığı oyuna, tekniğine oyun bilgisine lafım yok. Yeri gelir kanatta, yeri gelir forvette oynar. İnşallah iyi oynar, takıma faydası olur. Ama bu başarısızlıklar, bu tutarsızlıklar canımı sıkıyor. Basketbol takımının üst üsete kazandığı derbilerin, liderliğinin bile keyfini süremiyoruz...

Ne güzel akşam evimde uzatıp ayaklarımı Galatasaray Dergisi okuyacakken bütün keyfimin içine ettiler. Şu an Yavuz Bingöl'den Turnam'ı dinleyip akşamdan kalan yarım şarabı içiyorum. Tabi bu şarap beni kesmez.

Çekerim turnam sineye, derdi sineye.
Bu yıl bize gülmek haram, belki seneye.
{Yavuz Bingöl/Turnam}

25 Eki 2010

Fenerbahce 0 - 0 Galatasaray

Galibiyet beklediğimden herhalde skor beni hiç memnun etmedi. Ama buna da şükür. Biz dün akşamkinden daha iyi oynadığımız ve Fenerin dün akşamkinden çok daha kötü oynadığımız maçları bile kaybettik.

Galatasaray maça Fenerbahçe'ye göre daha arzulu başladı. İlk 45 dakikanın neredeyse tamamında üstün olan taraftık. Ama bir türlü gol bulamadık. Bunun en büyük nedeni Baros'un eksikliğiydi. Pino santrafor özellikli bir futbolcu olmadığını gösterdi. Zaten dünkü maçta santrafor olarak oynamadı. Kötü oynamadı ama iyi de oynamadı. Elano uzun zamandır forma giymemesine rağmen dün akşam özellikle ilk yarıdaki performansıyla bana göre Galatasaray'ın en iyi iki isminden biriydi (Diğeri Neill). Brezilya milli takımında oynadığı mevkide oynadı ve iyi işler yaptı. Misimovic'ten daha iyi bir performans beklerdim ama 4-5-1-0 dizilişinin solunda bundan daha iyisini de yapamazdı. Ayhan'ın Galatasaray'da oynamasını hala istemiyorum ama hakkını yememek lazım dün akşam iyi oynadı. Fakat Mustafa Sarp için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Onun yerine Barış Özbek daha iyi olabilirdi. Gelelim Cana'ya. Bana göre ilk 11in değişilmez oyuncularından biri olması lazım. Dün akşam elinden geleni yaptı. Maçın iyilerinden biriydi. Hakan Balta bu sezonun en iyi performansını sergiledi. Fenerbahçi'nin kanatları yol geçen hanı gibiydi. Stoch ve Dia'nın savunmaları kötü değil sıfır. Hakan Balta ve Sabri iyi çıkışlar yaptı. Servet o eski Servet değil. Beklenmeyen hatalar yapıyor. Rijkaard'a mana buluyordu ama Rijkaard da gitti bir an önce toparlanması lazım. Neill, Elano ile birlikte bana göre maçın en iyisiydi. Niang'a rahat top oynattırmadı. Savunmada hatasızdı. Fakat bazen sertliğin boyutunu arttırdı. Maçı sarı kartla bitirdiği için şükretmeliyiz. Ayrıca Volkan'ın çıkardığı şut gol olsa maçın tartışmasız yıldızı olurdu. Aykut için söylenecek çok birşey yok. Fenerbahçe'nin pozisyon fakiri olduğu bir maçta hatasız oynadı. ama bu maç bir ölçü olamaz.

Fenerbahçeye gelince, Fenerbahçe'nin en iyi ismi Niang'dı. Gol atmasa bile birşeyler yapmaya çalıştı. İlerde çok yalnız kaldı. Ben en çok kanatlardan korkuyordum ama ne Dia ne de Stoch vasatı aşamadı. Orta sahada Emre-Mehmet ikisi yetmedi. Dia ve Stoch yardım etmeyince orta saha mücadelelerinden galip çıkamadı Fenerbahçe. Caner ve Gökhan'da önlerindeki oyuncuların savunma yönü olmadığından ileri çıkmayı pek tercih etmedi. Yani Fenerbahçe adına fiyaskolar Stoch ve Dia oldu. Stoperleri çok konuşmaya gerek yok. Volkan kalesine gelen topları çıkardı ve hatasızdı.

Son olarak Hagi'ye gelecek olursak Hagi'nin derbi için etkisi mutlaka olmuştur (Tugay ile birlikte). Ama Galatasaray maça teknik direktörsüz bile çıksa göstereceği performans bundan farklı olmazdı. Yani bu oyunu Hagi'ye bağlamak çok doğru olmaz.

24 Eki 2010

Fenerbahçe - Galatasaray

Bugün Hagi ve Tugay'a büyük iş düşüyor. Yerinde bir kadroyla maça çıkarsalar, kenardan yerinde müdehalelerde bulunurlarsa, çok şanssız olmazsak, Fenerbahçe çok şanslı olmazsa maçı kazanacağımızı düşünüyorum. Hagi oraya beraberlik için gidecek biri değil. Oraya galibiyet için gidiyor. Bundan eminim.

Bugün Fenerbahçe maça favori olarak çıkıyor. Galatasaray kötü durumda ama Fenerbahçe de aman aman bir takım değil. Kanat oyuncularına çare bulursak savunmada çok zorlanmayız gibime geliyor. Hatta bugün orta sahanın sağ ve sol kanadında Sabri ve Hakan Balta oynarsa hiç şaşırmam. Bizim kozumuz ise Fenerbahçe'nin defans ve orta sahasının arasındaki mesafenin genişşliği. Elano, Misimoviç gibi oyuncuların en büyük silahlarımız olacağını düşünüyorum. Tek sıkıntımız forvette orda da en iyi seçim Mehmet Batdal olacaktır.

Derbi hakkındaki düşüncelerim bunlar. Çok fazla söylenecek birşey yok. Sonuçta bir derbi maç. Ama iddaadaki orandanda bahsedeyim. 4,20'lik oranın Galatasaraylılar için çok büyük bir mutluluk olması lazım. Bir daha böyle bir oran bulmak zor. Ben bu hafta iddaa oynamayı düşünmüyordum ama oranı görünce dayanamadım. 3te 3 gidiyorum. 4. Maç Dortmund maçı, 5. ise Galatasaray...

Teknik Direktör değişikliği

Uzun zamandır kişisel sebepler nedeniyle çok yoğun olduğumdan bloga uğrayamadım. Ama bugün hazır vakit bulmuşken ve böyle bir derbi öncesi birkaç şey yazayım dedim. Bir aydan fazla süredir pek yazmadığımı düşünürsek konular epey birikti. Ama bugün hepsine yer ayıramıyacağım. Bugünkü gündemin ilk maddesi teknik kadronun değişikliği.

Bu konuda sayın başkanı anlamak mümkün değil. Geçenlerde NTVSpor'da Rijkaard ile ne olursa olsun devam edileceğini ve sezon sonunda sonuç ne olursa olsun sözleşme yenilenileceğini söyleyen başkan değilmiydi. Ne oldu da bugün tam tersini yaptı. Alınan başarısız bir sonuçta adamı kapının önüne koydular. Artık başkanın sözlerine güvenim kalmadı.

Tamam Rijkaard'ın kadro seçimleriyle hepimiz sinir küpüne döndük. Geçen sezonun ilk 6-7 haftası dışında diğer maçlarda (Bazıları hariç.) takımın oynadığı oyundan mutlu değildik kabul. Ama sabretmeyi bildik. Çünkü şunu çok iyi biliyorduk, Rijkaard dünyanın önde gelen teknik direktörlerinden biri. Ama Rijkaard ile başarıyı sağlamak için uzun süre ona katlanmak şart. Çünkü Rijkaard oyuncuya göre sistem yaratan biri değil. Tam aksine sisteme göre oyuncu seçen bir teknik adam. Acaba Rijkaard'ı takımın başına getirenler bunu bilmiyorlarmıydı. Barcelona'da gelen başarının sebebi neydi? Rijkaard takımın başında kalsaydı belki bu akşamki derbiyi kazanamazdık, bu sezon şampiyon olamazdık, ve hatta önümüzdeki sezonda. Ama ne olacaktı. Bir süre sonra takımda Rijkaard'ın kafasındaki sisteme göre oyuncular olacak, alt yapıdan yetişen oyuncular 4-3-3'ü bilecek sistemden yana sıkıntı çekmeyeceklerdi. Yani Rijkaard ile başarıya gitmek için onunla 1-2 senelik değil 4-5 senelik planlar yapmak gerek...

Gelelim Hagi'ye. Yönetimin takımın başına Hagi'yi getirmesinin sebebi derbiyi kazanmak, şampiyon olmak falan değil. İş sadece günü kurtarmaktır. Yönetimin teknik direktörlük için aklında taraftarın sevgilileri olan Fatih Terim, Hakan Şükür ve Hagi vardı. Terim reddedince Hagi takımın başına getirildi. 'Hırsız Hagi' diyenlerin bugün 'I love you Hagi' diyeceğini yönetim çok iyi biliyordu.

Bugünkü derbinin sonucu Galatasaray açısından kötü olursa kimse Hagi'ye birşey söyleyemeyecektir. Nasıl olsa 10 senedir galip gelemiyoruz psikolojisi. Takım çok kötü oynasa bile 'Daha dur yahu adam takımın başına yeni geçti' denecektir. Kazanırsak 'Vay be Hagi'ye bak 10 senelik yenilgi serisine son verdi'. Ama korkarım ki Bülent Korkmaz'ın başına gelenler Hagi'nin başınada gelecektir. Sezon sonunda 'Bu iş böyle yürümeyecek seni ileride tekrar kulübümüzde görmek istiyoruz. Verdiğin hizmetler için teşekkürler' denilip yollanacak ve Galatasaray ile dukusunun tutması ümidiyle yeni bir teknik direktör getirilecektir...

Umarım korktuğum olmaz.

Hagi'nin dokusu Adnan Sezgin'inkiyle uyuşur. Şunu çok iyi biliyorumki asıl mesele teknik direktörün takım ile dokusunun uyuşması değil Sezgin ile uyuşması...

16 Eyl 2010

Nazar değdirdik

Daha bir kaç post önce yazmıştım Sabri şöyle Sabri böyle diye. Nazar ettik iyi mi? Adam Gaziantepspor maçında sakatlanmış. 3 hafta daha Ali Turan'a kaldı sağ bek.

Resmi siteden yapılan açıklama;
Sabri Sarıoğlu'nun Gaziantepspor maçı sonrasında oluşan ağrıları nedeniyle bugün yapılan tetkikleri sonucunda sol kalça kaslarında kısmi yırtık oluştuğu belirlendi. Tedavisine başlanan Sabri Sarıoğlu'nun yaklaşık 3 hafta forma giymesinin zor olduğu Sağlık Ekibi tarafından belirtildi.
Sabri'nin bir an önce iyileşmesi için dua ediyorum. Ve söz veriyorum bundan sonra Sabri hakkında kötü bir şey söylemeyeceğim. Zamanında o kadar kötüledik adamı. Eee Allah'ın sopası yok. Şimdi Sabri'yi mumla arıyoruz.

14 Eyl 2010

STSL | Galatasaray 1 : 0 Gaziantepspor

Dün Galatasaray istediğimiz futbolu sergileyememesine rağmen 3 puanı tek golle aldı. Galatasaray maça oldukça tutuk başladı. Galatasaray'da sakatlıktan çıkan ve takıma yeni katılan oyuncuların hazır olmamasının yanı sıra birde aynı kanatta önlü arkalı oynayan oyuncuların (Insua-Kewell ve Ali Turan-Elano) birbiriyle ilk kez oynamasından dolayı aralarında uyumsuzluk vardı. Zaten Ayhan-Mustafa Sarp ikilisinden dolayı hücum organizasyonlarının yükü binecek Misimovic'in de hazır olmamasından ortadan atağa kalkamayan Galatasaray'da birde kanatlarda uyumsuzluk olunca hücumda pek varlık gösteremedi. İlk yarı doğru düzgün pozisyon yoktu. Fakat ikinci yarı Ali Turan-Sabri ve Elano-Aydın değişiklikleri oyuna olumlu yansıdı. Galatasaray bu değişikliklerden sonra Gaziantepspor kalesine daha çabuk gitmeye başladı. İkinci yarının ilk 15 dakikası Galatasaray ilk yarıya nazaran etkili oynadı. Fakat golden sonra yine durakladı. 66'da Kewell'ın yerine oyuna giren Pino sürati ve tekniğiyle ümit verdi. Geldiği günden bu yana sakatlıkla boğuşan oyuncu umarım bir daha sakatlık problemi yaşamaz. Sağ kanat'ın değişilmez oyuncusu olabilecek kapasitede.

Zaman lazım
Her zamanki gibi maça yine tam kadro ve hazır çıkamadık. Hakan Balta ve Arda sakat; Kewell, Elano, Aydın, Pino sakatlıktan yeni kurtuldu; Insua ve Misimovic takıma yeni katıldı... Zannederim Rijkaard 11'i kurarken oldukça zorlanmıştır. Birde sistem değişikliği var. 4-3-3'ten vazgeçen Rijkaard daha çok pas odaklı olan ve Misimovic'i bu pas sisteminin beyni yapacağı 4-2-3-1'e geçiş yaptı. Bütün bunlar üst üste gelince takım tat vermedi. Ama ümit verdi.

Ben deyim orta saha, siz deyin ön libero sorunsalı
Mustafa Sarp ve Ayhan Akman'a bir garezim yok. Sadece oynadıkları futbolu beğenmiyorum. Galatasaray'a da fayda sağlayacağına inanmıyorum. Neymiş efendin Mustafa Sarp o kadar gol atıyormuş, ben ne anlarmışım futboldan. Tamam kardeşim ben futboldan anlamayan biriyim ve Mustafa Sarp ve Ayhan Akman'sız, takır takır pas yapan iyi oynayan Galatasaray istiyorum. Kaybetmesine de razıyım. Yeter ki iyi oynayıp kaybedelim. Bu ikili atak yaparken el freni gibiler. Mustafa Sarp orta sahada gezen bir santrafor edasıyla oynuyor. Arada ileri çıkıp gol atıyor. Ayhan Akman'da o da yok. Cana-Elano oynasın desem o da olmaz. Yabancı kontenjanı... Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık.
Sabri faktörü
Sabrinin varlığı bir dert yokluğu yara. Şaka bir yana Sabri'siz olmuyor. Sabri bu takımın ben deyim Messi'si, siz deyin Ronaldo'su. Bu maç bir kez daha gördük. Ali Turan'la nereye kadar. Rijkaard'da anladı 2. yarı aldı oyuna. Hemen de faydasını gördük. Sağ kanat birden hızlandı. Sabri bu takımın efsanelerinden biri olcak. BJK'ta deli ibo Galatasaray'da Sabri. İkiside çok küfür yer ama taraftarların en çok sevdiği futbolcuların başında gelirler.

5 Eyl 2010

TANITIM | Yenilmez Armada Aşkıyla !

Yenilmez Armada Aşkıyla !

Türkiye'ye bu oyunu getiren ilk kulüp olan Galatasaray tarihindeki başarılara bir yenisi daha eklemek için bu sezon daha fazla hırsla, daha fazla inançla çalışıyor. Türkiye'ye Avrupa'dan kupa getiren takım Galatasaray basketbol şubesi bu sezonda taraftarlarıyla birlikte mücadele ediyor, taraftarını salonlara çağırıyor. Sosyal paylaşım sitesi olan Facebook'ta da basketbol şubesi hakkında yayın yapan Galatasaray Basketbol Şubesi hayran sayfası tüm basketbolseverleri ve Galatasaraylı taraftarları bekliyor.

Temmuz ayından itibaren yayında olan sayfada transfer haberleri, sezon öncesi hazırlık kampları, sezon öncesi hazırlık turnuvaları dahil olmak üzere bir çok konuda okuyucularına ayrıcalık tanıyan Galatasaray Basketbol Şubesi okuyucularını tam anlamıyla doyurmak için çok çalışıyor. Oyuncu analizleri, takım analizleri, sistem analizleri ile birlikte sayfasında okuyucularına takımımızın en son haberlerini, bilgilerini paylaşan Galatasaray Basketbol Şubesi hayran sayfası ekibi taraftarlarıyla daha da büyüyerek Yenilmez Armada'yı geri getireceğine inanıyor.

Sayfanın hayranları basketbol şubesinde olup biten herşeyden haberdar olurken, en yeni, en özel haberlere de ulaşabiliyor. Galatasaray basketbol şubesini dolu dolu yaşayan sayfanın hayranları takımının maç programına, istatistiklerine ve daha bir çok niceliğine ulaşabiliyor.

Liglerin başlamasıyla birlikte sayfanın hayranı olan Galatasaraylı basketbolseverleri bir çok süpriz ve yenilik bekliyor. Sezon içerisinde yapılacak etkinlikler ile maçlara VIP bilet kazanabilir, antremanlara konuk olarak katılabilirsiniz. Zaman zaman yapılacak etkinlikler ile birlikte oyuncularla tanışma fırsatıyla birlikte sezon sonunda imzalı forma kazanma fırsatını yakalayabilirsiniz.

Galatasaray Basketbol Şubesi hayran sayfası'na arkadaşlarınızla birlikte sizde katılın. Türkiye'ye bu oyunu getiren camianın ayrıcalıklarından faydalanın.

27 Ağu 2010

Suçlu kim?

Vay be Galatasaray'ı bu hallerde de görecekmişiz. Her sene ligin başında bütün kupalara talibiz diye başlardık. Bu sene ne olduysa oldu. Ligde ilk 2 maçta 2 yenilgi aldık, UEFA'da kıçıkırık Karpaty Lviv'e elendik. Birçoğumuzun bu hafta oynanacak Eskişehirspor maçından bile ümidi yok. Peki bu durumun suçluları kimler?

Futbolcular mı?
Evet! Çalışmalara geç başlamak onların suçu değildi. Ama futbolcu dediğinin de biraz kendisine bakması, sezon başında antrenmanlara hazır olarak çıkması lazım. Ama bakıyoruz kimse hazır değil. Hiçbiri geçen seneki performansına yaklaşamadı. Özellikle Hakan Balta vasat durumda. Türkiyenin en iyi sol beki dediğimiz adam, bu gün Galatasaray formasını hak etmeyen bir futbol oynuyor. Kaç maçtır takımı yakıyor. Hakan Balta ve diğerlerinin bir an önce kendilerine gelmesi lazım.
***
Rijkaard mı?
Kısmen Evet! Hala nerde olduğunun farkında değil. Türk futbolcusunu hala tanıyamamış. Çalışmalar çok geç başladı. Belki Avrupa şartlarında ideal olabilir ama Türk futbolcular için çok geç. Ayrıca sahaya sürdüğü ilk 11ler. Tamam kadro iyi değil. Sakatlıklar çok fazla. Ama yine de bazı oyuncu seçimleri yanlış ve bunlarda hala diretiyor. Örnek Ali Turan. Eğer bu adam sağ bek ise Galatasaray'da işi yok. Neill ona göre çok daha iyi bir sağ bek. Neill'i sağa kaydırıp Ali Turan'ı stopere çekmeyi neden düşünmüyor. Ya da ben mi yanlış düşünüyorum. Neill'i sağa kaydırsa bu kadar kötü olmaz. Stoperde de Ali Turan-Servet veya Gökhan Zan-Servet ikilisi oynar. Milli takımın stoperleri bu ikili. Bir de orta saha konusu var tabi. Mustafa Sarp-Ayhan Akman ikilisinde herkesin gördüğü benim göremediğim ne var bilmem ama bu kadar ısrar edilmemesi gereken bir ikili ondan eminim.
***
Yönetim mi?
Kesinlikle Evet! Galatasaray'ı bu kadroya muhtaç ettiler ya ne diyeyim ki? Transferin son günlerine girmişiz daha hala transfer(ler) yapacaklar. Zaten bu vakitten sonra Xavi ve İniesta'yı getirseler nafile. Sitemim çingene pazarlığını biraz(!) abartan Adnan Sezgin ve Haldun Üstünelin istifasına göz yumup adaşının görevde kalmasına müsade eden Adnan Polat'a. Tam takım iyi yerlere gidiyor. Maddi açıdan düzelecek kulüp derken futbolda üst üste gelen başarısız sonuçlar ve takımın durumu güvenimi iyice sarstı. Gerçi transferin son günü yanlarında İnamoto ayarında biriyle poz verip gönlümüzü alırlar bizim(!)

25 Ağu 2010

Yıl 2000 aylardan Ağustos...

Vay anasını... 10 sene olmuş dile kolay. Daha dün gibi halbuki. Hala unutmuyorum Suat Kaya'nın pozisyonunda penaltı verdiği için o hakeme ettiğim küfürleri, Jardel'in golünden sonra koltuk tepesinde zıplayışımı, Levent Özçelik'in anlatımını...
Başı döndü Real Madrid'in. Fatih içeri doğru sokuldu, Fatih içerde, şut pozisyonu ve Jardeelll... Ve gol, ve gol, ve gol. İşte bu kadar. Kupa bizim, gol bizim! Bu iş buraya kadar. Tebrikler Galatasaray. Tebrikler Galatasaray.
(Maçın tekrarı bu akşam 21.30'da TRT3'te.)

22 Ağu 2010

Galatasaray'da Transfer Belirsizliği

Lig başladı, UEFA Avrupa Ligi elemelerinde 3 maçı geride bıraktık, önümüzde tamam ya da devam maçı var. Ama hala kardo konusunda bir netlik yok.

Transferin bitimine 10 gün kaldı. 8 Temmuz'da Başkan Adnan Polat "5 de yabancı futbolcu almayı düşünüyoruz" demişti. Bugün ağustosun 22'si ve sadece 2 transfer yapıldı. Lorik Cana ve Pino. Peki diğerleri nerde? Ben transfer manyağı değilim ama sistem ve kadro ortada. Galatasaray'dan her bahsedişimde söylediğim gibi orta sahayı hiç beğenmiyorum. Galatasaray'ın maçlarını izliyoruz. Top yapamıyorlar. Gerektiğinde savunmaya yardım eden, gerektiğinde topu alıp oyun kuracak orta sahamız yok. Topu alan ya sağa dönüyor ya sola dönüyor ya geriye dönüyor ya da topu kaptırıyor. İki metre ilerleyip adam geçecek veya ara pas atacak orta saha mız yok. Bir Elano var onu da kimse beğenmiyor. Oynatmıyorlar, satamıyorlar... Eldeki diğer oyuncular yeterli değil Ayhan Akman takıma pek katkı sağlayamıyor. Mustafa Sarp ve Barış Özbek ne kadar beğenmesemde, adamlar kendilerini yırtıyolar. Çok koşuyorlar, mücadele ediyorlar. Helal olsun ikisine de. Son Lviv maçında Barış'ın oyuna girmesiyle Galatasaray direnç kazandı ve oyunu birden değiştirdi Barış. Ama yine de yetmiyor. İkisinin de kumaşı belli. Box top box oynayacak topçu değiller. Aldıkları topu kanata veren orta sahayla bu iş yürümez. Orta saha dediğin verkaç yapacak, adam geçecek, ara pas atacak. Bu nedenle orta sahaya yabancı transfer(ler) şart. (Bu arada neden yabancı olduğu konusuna da değineyim. Türkiye'de oyunu iki yönlü oynayan kaliteli oyuncu az. Gurbetçilerimizden de çok nadir. Olanları da Galatasaray'a getirmek ciddi maliyet ister. Artık Anadolu takımları kolay kolay futbolcusunu satmıyor. Ancak Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi paraya kıyıp alabiliniyor. Ama bu paralarda az buz birşey değil. Örneğin Mehmet Topuz transferinde ödenen paralarla Fenerbahçe aynı kalitede bir oyuncuyu daha cüzi bir miktara alabilirdi. Veya Gökhan Ünal… Örnekler arttırılabilir tabi. Yabancı isteğimin başka bi sebebi yok.) Ayrıca Sabri'nin yokluğunda anladık ki bir yedek sağ bek lazım. Rijkaard amca Serkan'ı sol bek yaptı. Ali Turan sağ bek falan değil. Kimseyi kandırmayalım. Stoperde de Neill'den vazgeçemiyoruz. Sağ bek oynayacak adam kalmadı. Birde kale sorunsalı var tabi. Ufuk mu? Aykut mu? Yoksa yeni bir kaleci mi karar veremedim. Ufuk'a Aykut'a güvenirken Onur'u 2 maç izleyince insanın kararı nasıl da değişiyor...

19 Ağu 2010

UEFA | Neyse ki Baros

ilk yarıyı kabus gibi tamamlayan Galatasaray 2.yarıya da aynı başlamıştı. Topa hakim. Arkada yine pozisyonlar verildi. Gole olan ihtiyaç bu riski getirdi. İlk yarıdaki şansı yanında olmayan Karpaty Lviv bulduğu pozisyonları değerlendiremedi.

2. yarındaki en önemli değişilik Kewell'da oldu. Baros ile beraber Kewell da oyunda etkili oldu. Gole kadar bir çok kez orta denedi. İçeri girmeye çabaladı. Takımı tek başına pozisyona soktu.

Takımda iyi bir forvet nelere sebep oluyor hepimize gösterdi Baros. Attığı 2 golle maçı kurtaran adam oldu.

Kaliteli transferler yapmayı bırakın iyi oynayan oyuncular bile şimdilerde rezilleri oynuyor. En başta Hakan Balta. Şimdiye kadar izlediğim en kötü Hakan Balta'ydı. Golde topa hamle yapamadı pas oranı çok düşük hucuma katkı sağlamak istiyor beceremiyor. Bu şekilde devam etmez umarım. Ne kadar alay edilirse edilsin Sabri bu takımın en önemli oyuncularından biri. Sağ kanattan atak yapılamadı. Gerek Ali gerek Serdar çok kötüydü.

Orta saha sorununa değinmeye gerek yok.

Herşeye rağmen turun rahat bir şekilde geleceğine inanıyorum. Şuna da değinmek istiyorum. Karpaty gibi bir takıma karşı Ali Sami Yen'de 2-2 berabere kalıp sevinmek de ayrı bir duygu oldu. Bunu yaşatanlara SAYGILAR ...

16 Ağu 2010

Sevdan Olmasa


İlk hafta hiç bier şeyi göstermez veya belirleyici olamaz. Ama şu gerçek ki Galatasaray 3 paun geriden başlayacak. "Takım iyi. Sorun sadece yenilerin alışamaması. Şanssızlık sonucu yenildik." diyebilsek bize yeterdi. Ama hiç umut vermiyor. Bir kere takımda Arda'dan başka kimse yok. Burdaki tüm suç Rijkaard'ı yollayıp onun üstüne yıkılır gibi geliyor. Bence de öyle. Çünkü zamanında(!) yapılan, süper(!) transferlerle lige iyi başlamalıydı. Orta saha gibi alternatifi bol(!) bir bölge de Ayhan, Cana, Sarp gibi oyun kurma ve yaratıcılık özellikleri düşük oyuncuları seçmesi çok yanlış. Rijkaard'ın suçu koca Galatasaray'da gol yollarında etkili Baroş'tan başka futbolcu olmaması. Yönetim napsın(!)

Bırakalım bu seferlik bahsetmeyelim şu yanlış bu yanlış. Arkadaşım takımda oyuncu yok nerdeyse. Bir Sabri'nin yokluğu bile ne kadar hissediliyor. Yarın bir gün Arda olmasa ne olacak düşünmek istemiyorum. Ümit vermiyor. Beklenen, özlenen, hani hep şu adı geçen güzel futbolun alakası yok. Şu haliyle Anadolu takımından tek farkı hala arkasında olan TARAFTARI.

Gerekli transferleri yapın artık. Daha ne bekleniyor? Bu taraftara kaç senedir hak ettiği futbolu, coşkuyu verin.


Yazık...

14 Ağu 2010

STSL // İlk maçın ardından

Galatasaray'ın zorlanacağını ama yinede maçtan galibiyetle ayrılacağını düşünmüştüm. Fakat Galatasaray hiç beklemediğim kadar kötüydü. Bunun en önemli nedeni orta sahamız Galatasaray'a yakışan bir orta saha değil. Eğer bu sistemle oynayacaksak bizim en az 2 tane ilk onbirde oynayacak, top yapabilen, iki yönlü oynayabilen orta sahaya ihtiyacımız var.
Defansımız iyi. Sabri-Neill-Servet-Hakan Balta bana göre ligin en iyi savunması. Şu an hazır olmayabilerler. Kabul. Ama ilerleyen haftalarda çok daha iyi olacaktır. Sadece sağ-bek oynayan bir yedek alınabilir. Sağ-bek dışında defansta oynayan oyuncuların kadrosu derin. Ali Turan sağ-bek oynadı birkaç maç ama ondan sağ-bek falan olmaz. Serkan Kurtuluş oynasın daha iyi.
Kalede Ufuk'a ve Aykut'a çok güveniyordum ama anladım ki yeni bir kaleci lazım. Geçen sene Leo Franco'nun kızağa çekilmesiyle çok iyi maçlar çıkarmıştı ama bu sene o Aykut'tan eser yok.
Ofansta sorun yok. Yetenekli gençler kadroya dahil edilebilir ama öncelikli tercih orası değil. Her futbolcunun alternatifi var.

5 Ağu 2010

Şimdi Oldu


Maça iyi başladı Galatasaray beklendiği gibi.Henüz Dk 5'de Neill in iki nefis uzun topu Serdar ve Arda'yı pozisyona soktu.Serdar demişken iyi oyun beklentimi boşa çıkarmadı.Çok beğendim.Önde basıyor, çalım atıyor, koşular yapıyor, içeri girmeye çalışıyor, orta pozisyonu arıyor, kanat değiştiriyor ki bunlardan birinde kazandırdığı korneri iyi ortalayarak gölün yolunu açtı.Sarp'da akıllı koşusunun ödülünü kolaylıkla almış oldu.Çalışılmış pozisyon kokuyordu ilk gol.Sarp çok gereksiz koşular yaptı zaten yoruldu 35'ten sonra da ortalarda gözükmedi.Yaptığı asist ise takımca presin kazancı oldu.Piyango ona patladı.Serdar veya Kewell da olabilirdi aynı durumda. Paslarının çok yanlış ve isabetsiz olması takımın hücuma çıkmasını engelledi.Buna Cana ve ilk yarıdaki Ayhan'ı da katınca alsana orta saha problemi.Bu maçta da bağırdı aynı sorun.Hele ki Cana yı hiç görmedim sahada nerdeyse.

Hucumda Arda'dan beklenen randıman alınamadı.E özel önlem alındı denilirse 'Yok efendim' 10 kişi kalan Belgrad a karşı da iyi oynamadı.Gölü çok klas ve kalitesini gösteren türdendi.

Maçın en iyisi Sabri idi.Bir beke göre yapılması gereken her şeyi yaptı.Fazlasını da zaman zaman üstüne ekledi.

Yenilen gol de gördüğümüz Galatasaray'ın geçen sene kaldiği yerden devam ettiğinin göstergesi.Ya arkadaş ben miniklerde oynarken bile stoperimiz "çııııık Çıııııık" diye bağırırdı.Galatasaray'da kimse konuşmuyor.Cana'nın tek takdir ettiğim hareketi takıma konuş demesiydi.Ardından gelen gol acı oldu.Ofsayta düşürme işi hala öğrenilememiş.

Kaleci iyi bir maç çıkarsa da hep hataya meyilli.Yan toplarda hep tereddüt ediyor.Golü farklı bir hatadan yemesi trajik oldu.

Beklenen sonuçtu.Kewell boşluğu iyi görüp oraya doğru hareketlenmesi maçı Galatasaray'a getirdi.Sonrasında maça hakimiyetini koyması farkı getirdi.Rijkaard elindekileri iyi kullandı.İyi Sabri'yi görüp bekden kuratarıp öne alması bu sene için iyi sinyaller verdi.Ki maçta bile bunun meyvesin aldi Mehmet'e yaptığı asistle.Batdal'a artı bir parantez açacağım.Rahatlığı çok dikkat çekiyor ama bazı pozisyonlarda bunu abartıyor.Özellikle ilk bulduğu pozisyonda bunu çok net gördük.Daha dikkatli olmalı.

Şart oğlu şart orta saha transferine kadar çok sıkıntı çekilecek.E hadi artık alın şu beklenen kurtuluşa erdirecek oyuncuyu!